
Kilo Vermeyi Yavaşlatan Sebepler
Kilo vermek her zaman herkes için kolay olmayabilir. Uzun süreli diyetler, yoğun egzersizler dahi yapılsa bile kişiler hedefledikleri kiloya ulaşmakta çok zorlanabilir veya hedeflerine hiçbir şekilde yaklaşamaz. Bu durumun temelinde bazı sorunlar yer alabilir. Kişilerin beslenme şekilleri, doğru bilinen bilgilerin yanlış olması ve bu durumun yanlış uygulamalar yapılmasına neden olması, vücuttaki vitamin ve mineral eksiklikleri kilo vermeyi yavaşlatabilir. Sağlıklı ve olabildiğince hızlı bir şekilde kilo verilebilmesi için dikkat edilmesi gereken başlıklar bulunur.
Düşük Kalori ile Beslenmek
Diyet sürecine giren kişilerin en sık yaptığı hatalardan biri ani kalori kesimidir. Kişilerin günlük besin ihtiyaçlarından çok daha azı ile beslenmesi başlangıç için ani bir kilo kaybına neden olabilir. Ancak bu durum geçici olup kişilerin kilo vermesi kısa bir süre ardından durur. Besin alımlarında ani azalış kişilerin başlangıçta kilo vermesini sağlarken bir süre ardından vücudun açlık sendromuna girmesine neden olur. Açlık sendromu, vücudun metabolizma hızını yavaşlatması ve hücrelerinin beslenmeye devam edebilmesi adına alınan besinlerin direkt olarak depolanmasına yönelik bir savunma sendromudur. Bu durum zayıflama sürecini direkt olarak olumsuz etkiler. Zayıflama diyetlerinde bazı dönemlerde oluşabilen plato dönemi, açlık sendromundan kaynaklı olabilir. Ancak bu durum zaman içerisinde kırılabilir. Kilo vermenin yavaşlamasının veya durmasının uzun bir süre sonra başlaması için alınan kalori miktarı zamanla ölçülü bir şekilde azaltılmalıdır. Kalori ile günlük alınan besin değerlerinde de bir denge olmalıdır. Sağlıklı bir süreç için bir diyetisyenden destek alınması önem taşır.
Yetersiz Protein Alımı
Protein, hücrelerin yapı taşlarından biridir. Hücre yenilenmesi başta olmak üzere vücutta gelişen tüm sistemlerin sağlıklı bir şekilde ilerleyebilmesinde protein büyük önem taşır. Yetersiz protein alımı başta kas iskelet sistemini olumsuz yönde etkiler. Kas kaybı yaşanması ve beraberinde metabolizmanın yavaşlaması kilo verme sürecini olumsuz yönde etkiler. Kişiler düşük kalori ile beslense de protein alımının gereğinden az olması zayıflama sürecini zorlaştırır. Kilo kaybı görünse bile verilen kilonun kas kütlesinden olabileceği ve bu durumun vücut örüntüsünü olumsuz yönde etkilediği unutulmamalıdır.
Yetersiz Karbonhidrat Alımı
Karbonhidratlar vücudun enerji üretiminde kullandığı ilk kaynaklardır. Karbonhidratın yapı taşı olan glikoz molekülleri, oksijenli ve oksijensiz solunumda kullanılabilen vücudun temel enerji kaynağıdır. Yeteri kadar alınmaması halinde vücut enerji üretimi için sırasıyla yağları ve proteinleri kullanır. Ketojenik diyet gibi yağ yakmayı hedefleyen düşük karbonhidratlı diyetler vücudu şaşırtma ve kilo verme üzerinde etkilidir. Ancak uzun vadeli sürdürülebilir değillerdir. Karbonhidratın çok düşük oranda alınması belirli bir süre ardından kilo vermenin yavaşlamasına neden olur. Metabolizma hızının düşmesi ile ilişkilendirilen bu durum uzun vadede kilo vermeyi yavaşlatır.
Vitamin ve Mineral Eksiklikleri
Bir diyet sürecine başlanmadan öncesinde kan parametrelerine bakılması büyük önem taşır. Kişilerin sağlık durumuna göre planlanması gereken diyet sürecinde kan değerleri önemli bir yol göstericidir. Vitamin ve minerallerden bazılarının eksik olması ise kişilerin kilo kaybetmelerini yavaşlatabileceğinden diyet sürecini olumsuz yönde etkileyebilir. D vitamini, B12 vitamini ve demir vücudun metabolizma hızını etkileyen fonksiyonlarda rol alırlar. Bu vitaminlerin ve mineralin eksik olması ise kilo vermeyi yavaşlatabilir hatta durdurabilir. Eksikliklerinin tespit edilmesi halinde doktor kontrolünde vitamin ve mineral takviyelerine başlanarak vücuttaki eksiklikleri tamamlanabilir.
Yeteri Kadar Su İçilmemesi
Su, vücudun temel ihtiyacıdır. Sinir sisteminden, boşaltım sistemine kadar her bir adımda su büyük önem taşır. Zayıflama sürecinde olan bireylerde su tüketiminin yetersiz olması zayıflama hızını direkt olarak etkiler. Metabolizma hızının yavaşlaması, vücudun bölgesel ödem tutması ve buna bağlı olarak zayıflansa bile şişkinlik hissinin devam etmesi zayıflama sürecini olumsuz yöne etkileyebilir. Bundan dolayı yeteri kadar su tüketilmesi büyük önem taşır.
Metabolizma hızını arttıran su tüketimi, günlük alınması gereken miktarlar aralığında içilmelidir. Fazla kilo vermek için gereğinden fazla su tüketimi su zehirlenmesine neden olabilir. Vücuttaki potasyum ve sodyum dengesini bozabilen bu durum çeşitli hastalıklara yol açabilir. Böbreklerin günlük süzme işlemi kapasitesini de zorlayarak böbrek sağlığını olumsuz yöne etkileyebilir. Bundan dolayı yeteri kadar su içmek en sağlıklı olandır. Kilo başına 30 ml olacak şekilde kişiler günlük tüketmesi gereken su miktarını hesaplayabilir.
Tiroit Hastalıkları
Hipotiroidi veya Hashimato gibi tiroit fonksiyonlarının yavaşlamasına neden olan hastalıklar da kilo vermeyi yavaşlatabilir. Tiroit bezleri, metabolizma hızını direkt olarak etkileyen yapılardır. Hashimato ve hipotiroidi halinde tiroit bezleri az çalışır ve kişiler yeteri kadar tiroit hormonu salgılayamaz. Bu durum metabolizma hızının düşmesine neden olur. Her iki durumunda tedavi edilmemesi halinde kişilerde kilo artışı görülür ve kilo verme oldukça zorlaşır. Bir kişinin tiroit hormonlarında değişimler olması kilo verme hızını direkt olarak etkiler.
Uyku Düzeni
Uyku düzeni ve vücudun hormon yapısı arasında direkt olarak ilişki bulunur. Hormon dengesi ise kilo verme ile ilişkilidir. Kişilerin yeteri kadar uyumaması veya gece uyanık kalıp gündüz uyuması belirli bir süre ardından hormon dengesini olumsuz yönde etkiler. Geceleri açlık hormonu olan ghrelin hormonu daha fazla salgılanır ve leptin hormonu seviyelerinde düşüş görülür. Bu durum kişilerin daha çok yemek yemesine neden olarak zayıflama sürecini olumsuz yönde etkiler. 00.00-08.00 saatleri arasında uyku halinde olmak hormon dengesi için en ideal saatlerdir. Sağlıklı bir uyku düzeni ile kilo verme hızı da olumlu şekilde desteklenebilir.
Egzersiz Yapmamak
Egzersiz yapmamak da kilo vermeyi yavaşlatan nedenlerden biridir. Özellikle, masa başında çalışan kişilerin günlük hareket miktarı son derece düşüktür. Hareketsiz bir yaşam beraberinde kilo vermede zorlukları getirir. Günlük hayata düzenli egzersiz eklenmesi ise zayıflama hızını arttırıcı etki gösterir. Egzersiz sırasında kas kütlesi çalışır ve vücut doğru egzersizlerin uygulanması halinde yağ yakımına geçer. Kas kütlesinin çalışması ise metabolizma hızını arttırır. Bu sayede kilo verme hızlanır. Zayıflama diyetlerinde diyete ek olarak sağlıklı bir şekilde egzersiz yapılması hem metabolizma hızını hem de zayıflama hızını arttırır.
Ancak egzersiz miktarını dengelemek de oldukça önemlidir. Çok fazla fiziksel aktivite yapmak da kilo verme hızını olumsuz yönde etkileyebilir. Çok fazla egzersiz yapılması halinde vücut kalori yakım miktarını azaltarak savunmaya geçer. Bu durum egzersiz sırasında beklenenden daha az kalori yakılması ile sonuçlanarak zayıflama hızını azaltır. Her şeyde olduğu gibi egzersiz miktarında da ideal miktarlarda kalınması büyük önem taşır.
Stres
Hayatın her alanında olduğu gibi stres zayıflama sürecinde de olumsuz etki yaratan bir faktördür. Stres düzeylerinde artış hormonsal salınımı direkt olarak etkiler. Stres altındayken vücut kortizol hormonu salgılar. Kortizol, beyin hücrelerinin daha çok glikoz yakmasını, pankreasın daha çok insülin salgılamasını tetikler. Bu durum ise açlık hissiyatında artış ile sonuçlanır. Özellikle, enerji değeri yüksek olan şekerli gıdalara yönelim ciddi oranda artabilir. Kilo vermenin yavaşlamasının aksine kilo vermede durma hattı artış dahi gözlemlenebilir. Bu tür durumların önüne geçilebilmesi için stres ile baş etme yöntemleri günlük hayata eklenmelidir. Meditasyonlar veya egzersizler ile stres faktörü azaltılabilir ve kilo verme hızı desteklenebilir.
Bizimle İletişime Geçin!
Sizlere daha fazla bilgi verebilmek için bizimle iletişime geçin.
Teşvikiye Mh. Sezai Selek Sk.
Tayman Ap. No:16 D:7 Şişli,İstanbul,TR



